<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>İslam Dini</title>
        <description>Her Şeyiyle İslam Dini</description>
        <link>http://islam3.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 06:05:37 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>PEygamber Efendimizi Sevindirmek</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/peygamber-efendimizi-sevindirmek_4578828.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/peygamber-efendimizi-sevindirmek_4578828.html</guid> 
            <description>&lt;P align=left&gt;Zeynep yataktan mutsuz kalkmıştı. Ağabeyler okula gitmiş, babası ise iş gezisindeydi. Bir tek annesi ve Zeynep vardı evde. Ağabeylerini özlüyordu. Babasını da çok özlüyordu. Babası bu aralar çok sık şehir dışına çıkıyordu. Yoksa babası onu sevmiyor muydu?&lt;BR&gt;Canı sıkkındı. &amp;#8220;Anneciğim, sen beni çok seviyorsun, değil mi?&amp;#8221; İlk sorusu bu oldu. Annesi, &amp;#8220;Seni çok seviyorum elbette, boncuk gözlüm&amp;#8221; dedi. &amp;#8220;Elhamdülillah, Allah da seni çok sevdiriyor.&amp;#8221; &amp;#8220;Peki, babam da mı çok seviyor beni?&amp;#8221; &amp;#8220;Elbette, bi&amp;#8217;tanem? Niye sordun ki?&amp;#8221; &amp;#8220;Hiiç&amp;#8230;&amp;#8221; dedi, gözlerini yere dikti. Annesi anlamıştı ne demek istediğini.&lt;BR&gt;&amp;#8220;Gel bakalım şöyle,&amp;#8221; dedi, &amp;#8220;yanaklarından bir öpücük alayım.&amp;#8221; Kocaman bir öpücükle öptü annesi Zeynep&amp;#8217;i. Bir öpücükle Zeynep&amp;#8217;in bütün dertleri uçup gitmişti sanki&amp;#8230;&lt;BR&gt;Beraber kahvaltı hazırlarken, çok mutluydular. Kahvaltı sofrasında güzel güzel konuştular.&lt;BR&gt;&amp;#8220;Anneciğim, biz sevmeyi nasıl biliyoruz? Yani, nasıl sevebiliyoruz? Bize sevmeyi kim öğretti?&amp;#8221;&lt;BR&gt;&amp;#8220;Dur, dur; yavaş!&amp;#8221; dedi annesi. &amp;#8220;Allah bizi yaratırken, her şeyi herkesi sevebilecek şekilde yaratmış. Kalbimize sevmeyi Allah koydu. Yoksa hiçbir şeyi sevemezdik, hiçbir şeyle sevinemezdik.&amp;#8221;&lt;BR&gt;&amp;#8220;Peki, nasıl öğretmiş anneciğim?&amp;#8221; diye sordu Zeynep. &amp;#8220;Şimdi kalbimizde sevgi de mi var?&amp;#8221;&lt;BR&gt;Annesi anlattı: &amp;#8220;Kendi katından bize peygamberler, yani elçiler göndermiş. Hem kendisinin sevdiği hem de bizim sevdiğimiz insanlarmış onlar. Hem bizim peygamberimizle gönderdiği Kitap&amp;#8217;la, yani Kur&amp;#8217;ân&amp;#8217;la nasıl seveceğimizi de uzun uzun anlatmış. Peygamberimiz de bize bütün yaşantısıyla örnek olmuş. Çok sevmeyi öğretmiş bize... ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/peygamber-efendimizi-sevindirmek_4578828.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 11 Nov 2007 22:53:01 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Altıyüzbin Nasihat</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/altiyuzbin-nasihat_4578816.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/altiyuzbin-nasihat_4578816.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt; &lt;/P&gt;

&lt;I&gt;Peygamber Efendimiz bir gün Hz. Ali'ye söyle demisti&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Ya Ali ! Altiyüzbin koyun mu istersin, veya altiyüzbin altinmi veyahut altiyüzbin nasihatmi?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hz. Ali&lt;BR&gt;- Altiyüzbin nasihat isterim demistir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hz. Muhammed (sav):&lt;BR&gt;- Su alti nasihate uyarsan altiyüzbin nasihate uymus gibi olursun.&lt;BR&gt;&lt;/I&gt;&lt;I&gt;* Herkes nafilerle mesgul olurken, sen farzlari ifa et.&lt;BR&gt;* Herkes dünya ile mesgul olurken, sen Allah'i hatirla. Islam'a uygun yasa, Islam'a uygun kazan ve Islam'a uygun harca.&lt;BR&gt;* Herkes birilerinin ayibini arastirirken, sen kendi ayibini ara, kendi ayiplarinla mesgul ol.&lt;BR&gt;* Herkes dünyayi imar ederken, sen dinini imar et, zinetlendir.&lt;BR&gt;* Herkes halka yaklasmak icin vasita ararken, halkin rizasini gözetirken, sen Hakk'in rizasini gözet, Hakk'a yaklastirici sebep ve vasitalar ara.&lt;BR&gt;* Herkes cok amel islerken, sen amelini cok olmasina degil ihlasli olmasina dikkat et.&lt;BR&gt;&lt;/I&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/altiyuzbin-nasihat_4578816.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 11 Nov 2007 22:53:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Peygamberimiz S.a.v isLama HakaretLeri Affetti mi?</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/peygamberimiz-s-a-v-islama-hakaretleri-affetti-mi_4578671.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/peygamberimiz-s-a-v-islama-hakaretleri-affetti-mi_4578671.html</guid> 
            <description>&lt;B&gt;Son asırda İslami Davet adına piyasa da arz-ı endam edenler Peygamber-i Zişan Efendimiz sav'in rahmet peygamberi olmasını öne sürüyorlar. Tamam iyi hoş güzel de ALLAH Resulu sav. İslam Dinine yapılan hakaretleri de affeder miydi ? Veya O'nun Alemlere Rahmet olmasını ne ile izah edelim ?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Şifa-i Şerifte Kadı İyaz ra bu hususu çok güzel izah etmiş ; ALLAH Resulu insanlığa gelmeden önce kafirlerin azabı iki taneydi. Birincisi bu dünyada iken azaba müstehak oluyorlardı ; diğeri de ahirette uğrayacakları azabtı. Ancak Efendimiz sav.'in rahmetinden istifade etmeleri için dünyadaki azabları kaldırıldı. &lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kab bin Eşref. Bedir Savaşından sonra Rahmet Peygamberini ve İslam Dinini yeren şiirler söyleyen Yahudi Şair. Bedir'de tüm müşrik ve münafıkların kalbine sinen korkuları yok etmek ; İslam düşmanlığını körüklemek için cehennem ateşine müstehak dilini konuşturan şair. &lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;İşte bu şairin Evs Kabilesinden beş yiğit- ki birisi Kab'ın süt kardeşi olmak üzere-Muhammed bin Müslime, Sultan bin Selâme, Abbad bin Bişr, Haris bin Evs, Ebu Abes bin&lt;/B&gt;&lt;B&gt; Cebr tarafından öldürülmesini emrediyor Rahmet Peygamberi.&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kab da bir gece yarısı bu beş yiğit tarafından gece vakti hile ile evinden çıkarılıyor ve kopmaya müstehak boynu kesiliyor. &lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kab'ın kafasını koparmak için o kadar hırslanmıştı ki bu beş yiğit kılıç darbesinden &lt;/B&gt;&lt;B&gt;Haris bin</description>
            <pubDate>Sun, 11 Nov 2007 22:33:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayatı Kolaylaştıracak Tedbirler</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/hayati-kolaylastiracak-tedbirler_4556948.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/hayati-kolaylastiracak-tedbirler_4556948.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Hayati kolaylastiracak tedbirler...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Problemler karsiisinda paniklemeyin, sogukkanli olun.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Problemlerin kolay tarafindan baslayin, zora dogru bir yol izleyin.I&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Iyi arkadas edinin. Cunku, basari ve dasarisizlikta arkadasin etkisi buyuktur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Dostlariniza karsi VEFALI olun.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Dusmanlariniza karsi musamahali olun.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Ahlakinizi sevgi ve saygiyla guzellestirin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Guzel ahlak her yastaki insani GUZEL gosterir.&lt;BR&gt;Arkadas secer gibi KITAP ve YAZAR secin .&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Baskalarini daima affedin, ama kendinizi asla...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Buyuk insanlar affederler, kucuk insanlar KIN TUTARLAR.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Zorluklardan, problemlerden ve SIKINTILARDAN kacan insan,bunun bedelini en buyuk SIKINTIYA dusmekle oder.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Hayatta en buyuk hazine, ALLAH sevgisi ile dolu bir KALPTIR. Bu kalp kimseye kotuluk edemez.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Her zaman basvurabileceginiz zengin bir KUTUPHANENIZ olsun.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Arkadas secer gibi KITAP VE YAZAR secin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Ogrenmeyi OGRENIN.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*BIlgi cagina ayak uydurmaya calisin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Beynini, bilgiyi tasimak icin degil, islemek, uretmek icin kullanin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Bilgi sermayedir. Bu sermaye akil fabrikalarinda islenerek;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;FIKIRLERE, PROJELERE, SISTEMLERE ve URUNLERE donusur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Ne kadar cok bildiginiz degil, bildiklerinizin ne ise yaradigi, size ne verdigi onemlidir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Istekleri degil, IHTIYACLARI dikkate alin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Kendinizi TUKETIM KOLESI haline getirmeyin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Komsularinizi iyi secin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*IYILIK edin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;*Kararlari tek tarafli vermeyin. ( Kendimizi Yetistirelim-Halit Ertugrul )&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu tedbirleri elbette daha da cogaltabiliriz...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ne olursa olsun; &lt;BR&gt;HAYATI KOLAYLASTIRMAK KISININ KENDI ELLERINDEDIR...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Haaa HAYATI ZORLASTIRMAKTA tabiii...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dua ve sevgiyle kalin.&lt;BR&gt;Agra&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/hayati-kolaylastiracak-tedbirler_4556948.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 Nov 2007 11:29:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bayrağımızın Anlamını Biliyormuydunuz</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/bayragimizin-anlamini-biliyormuydunuz_4556926.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/bayragimizin-anlamini-biliyormuydunuz_4556926.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG alt=&quot;&quot; src=&quot;http://img527.imageshack.us/img527/45/bayrakcm9.gif&quot; border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;I&gt;&lt;B&gt;Arapça aslında Hilal kelimesinde; 1 &amp;#8220;He&amp;#8221;, 1 &amp;#8220;Lam&amp;#8221;, 1 &amp;#8220;Elif&amp;#8221;, ve yine 1 &amp;#8220;Lam&amp;#8221; harfleri bulumaktadır. Yani 1 &amp;#8220;He&amp;#8221;, 1 &amp;#8220;Elif&amp;#8221; ve 2 tane &amp;#8220;Lam&amp;#8221; bulunmaktadır.Yani Hilal yazarken ALLAH (c.c.) isminin harflerini kullanıyoruz.Burada Hilal yazısı yerine sembol olarak kullanılmıştır.&lt;/B&gt;&lt;/I&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG alt=&quot;&quot; src=&quot;http://img527.imageshack.us/img527/45/bayrakcm9.gif&quot; border=0&gt; &lt;/P&gt;
&lt;I&gt;&lt;B&gt;Yine Arapça &amp;#8220;Muhammed&amp;#8221; yazısının şeklidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin ismi yazıldığı zaman birinci &amp;#8220;mim&amp;#8221; in başı, &amp;#8220;ha&amp;#8221; harfinin dirseği, ikinci &amp;#8220;mim&amp;#8221; in kıvrımı ve &amp;#8220;dal&amp;#8221; harfinin alt ve üst kanadı beş tane çıkıntı meydana getirir ve tam bir yıldız şeklini alır. Zaten İslam&amp;#8217;ın şartları da beş tanedir. Hilal ALLAH (c.c.) inancını, yıldız Peygamber&amp;#8217;e bağlılığı dile getirir. ALLAH (c.c.) inancı, amentü ile bildirilen iman şartlarının temeli olduğu için iman esaslarının hepsi bu sembolle ifadesini bulmuş olur. O zaman Hilal iman şartlarını, yıldız da İslam&amp;#8217;ın şartlarını remz (sembol) olarak dile getirir ki, bayraktaki bu iki sembolle, ay ile yıldızla İslam dini bütün yönleriyle ifade edilmiş olur.&lt;/B&gt;&lt;/I&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/bayragimizin-anlamini-biliyormuydunuz_4556926.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 Nov 2007 11:25:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Osmanlıyı Anlamak</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/osmanliyi-anlamak_4508707.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/osmanliyi-anlamak_4508707.html</guid> 
            <description>Avrupa ülkeleri, bilhassa akıl hocaları İngilizler, planlarını hep İslam düşmanlığı üzerine kurdular; &amp;#8220;Ne yapalım da İslamiyet zayıflasın, dolayısıyla Hıristiyanlık kuvvetlensin!..&amp;#8221; Planlarını bunun üzerine bina ettiler. Dün olduğu gibi bugün de geçerlidir bu kural. Demokrasi, din ve vicdan hürriyeti kendileri için, yani Hıristiyanlık için geçerlidir. Müslümanlar için böyle bir şey söz konusu değildir. Nerede görülürse sinsice yok edilmelidir, prensibi uygulandı hep. En büyük düşmanları da Osmanlı oldu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sebebi de şu: İslamiyet&amp;#8217;i, Eshab-ı kiramdan sonra gerçek manada, en mükemmel şekilde sadece Osmanlılar temsil etmişler ve üç kıtaya yaymışlar. Dünyanın en büyük Müslüman Türk İmparatorluğunu kurmuşlar. Türk=Müslüman olarak algılanmış asırlar boyunca. Hal böyle olunca da, nasıl yeni nesli Osmanlıdan uzak tutabiliriz hesabı yapıldı. Bu yapılmazsa gerçek İslamı öğrenirler diye korktular. Bunun için de Abbasilerden sonraki İslam tarihini dondurdular; yok farz ettiler. Çünkü bundan sonra, Selçuklular ve Osmanlılar dönemi geliyor. Ne zaman dolaptan çıkardılar? Birinci Dünya Savaşı&amp;#8217;ndan sonra, yani Osmanlının fiilen bitişinden sonra. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu dönemi merak edenlere karşı da devamlı karalama kampanyaları düzenlediler. Çeşitli akıl almaz iftiralar sebebi ile de, Arap ülkelerinde ve bizde de bu kampanyalar kabul gördü. Bilhassa, Arap ülkelerinde Arap milliyetçiliğini kuvvetlendirerek, asırlardır kendilerine hizmet eden Osmanlıya Arap ülkelerini düşman ettiler. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Batı&amp;#8217;nın bu faaliyetlerini, sadece biz söylemiyoruz, kendilerinden insaf sahibi olanlar da söylüyor. Bunlardan biri de, Alman ilim adamı Ord. Prof. &lt;B&gt;Fritz Neumark&lt;/B&gt;&amp;#8217;tır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;[Ord. Prof. Fritz Neumark (1900-1991), Hitler&amp;#8217;den kaçarak 1933&amp;#8217;te Türkiye&amp;#8217;ye gelir. İstanbul Üniversitesi İktisat ve Hukuk fakültelerinde dersler vermiştir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;20 Temmuz 1936'da kurulan ve 1937 yılı yaz sömestresinde faaliyete .. ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/osmanliyi-anlamak_4508707.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 03 Nov 2007 00:17:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yabancı Gözüyle Osmanlı</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/yabanci-gozuyle-osmanli_4508683.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/yabanci-gozuyle-osmanli_4508683.html</guid> 
            <description>&lt;OL&gt;
&lt;LI&gt;
Ceddimizin mazideki o yüksek ahlakının özlemi içindeyiz. Bizler de o insanların nesilleri olarak niçin bu ahlakın onda birini gösteremiyoruz. Kaldı ki imkanlar olarak onlardan daha ileri seviyedeyiz. Herkes toplumdaki huzursuzlukların cinayetlerin, kapkaçların, hırsızlıkların bitmesini istiyor. Ancak bunun gerekliliği için bizlere hangi vazifeler düşüyor. Geçmişte dedelerimizin ninelerimizin örnek ahlakı için şiirler okunmuş, yazılar yazılmış dahası bunlar bizden olmayan insanlar tarafından yapılmış. İşte örnek; Mouradgea d&amp;#8217;Ohsson&amp;#8217;un 1791&amp;#8217;de neşredilen &lt;B&gt;Tableau General de L&amp;#8217;Empire Ottoman&lt;/B&gt; isimli eserin dördüncü cilt birinci kısım 315. sayfasında şöyle yazar:&lt;BR&gt;&lt;B&gt;&amp;#8220;Osmanlı Türkleri, umumi ve ferdi ahlaklarının ciddiyetini İslamiyet&amp;#8217;in iffet ve hayâ ahkamına medyundurlar. Ahlaki ve dini bir hukuk sisteminin zaruri bir neticesi olan bu hâli örf ve âdetlerinden milletin göçebeliğinden ve kocalarının kıskançlığından mütevellit göstermek haksızlıktır.&amp;#8221; &lt;BR&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;A. Brayer&amp;#8217;in &amp;#8220;Neuf annees a Constantinople&amp;#8221; isimli eserinin 1836 Paris tabının birinci cilt 198-199. sayfalarında Osmanlı Türklerinin tevazuu şöyle anlatılır:&lt;BR&gt;&lt;B&gt;&amp;#8220;Müslüman Türkler arasında kibir ve gurur yok gibidir. Kur&amp;#8217;an-ı kerimin en şiddetle nehyettiği temayüllerin biri de budur: - Yeryüzünde sakın azametle yürüme, insanlardan nazarlarını gururla çevirme. - Mütekebbir ve mağrur olandan Allahü teâlâ nefret eder. - Hareketlerinde mütevazı ol, yavaş sesle konuş. - Allahü teâlâ saygısızlardan nefret eder. - Kibir cehaletten ileri gelir. Âlim asla mağrur olmaz. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir taraftan da mütemadiyen tevazu telkin edilir; &lt;BR&gt;- Tevazu Cennet kapısının anahtarıdır. &lt;BR&gt;- Tevazu saadetin süsüdür. &lt;BR&gt;- Tevazu insana asalet verir. &lt;BR&gt;- Hakiki hakim mütevazı olur. &lt;BR&gt;- Herkese karşı daima alçak gönüllü ol. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İşte bundan dolayı Müslüman Türk&amp;#8217;ün yürüyüşünde vakar ve ihtişam olmakla berab.. ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/yabanci-gozuyle-osmanli_4508683.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 03 Nov 2007 00:14:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Osmanlıdaki Misyoner Okulları</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/osmanlidaki-misyoner-okullari_4508666.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/osmanlidaki-misyoner-okullari_4508666.html</guid> 
            <description>Bilimevi Basın Yayın&amp;#8217;ın çıkardığı, Dr. Şamil Mutlu&amp;#8217;ya ait &amp;#8220;Osmanlı Devletinde Misyoner Okulları&amp;#8221; adlı eseri inceledim. Esasen Osmanlı Devletinin neden yıkıldığını &amp;#8220;ilmel yakîn&amp;#8221; olarak biliyordum. Ancak bu eser ile adeta &amp;#8220;aynel yakîn&amp;#8221; hasıl oldu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kitabı incelerken hayretler içinde kaldım. Misyoner okullarının bu derece yaygın, köylere kadar bir ağ gibi Osmanlı topraklarını sardığını gerçekten bilmiyordum. Eser tamamen Osmanlıya ait resmi arşivlere dayanarak hazırlanmıştır. Ve binlerce belgenin özetidir. Meselenin en önemli yanı, bu misyoner okullarının yüzde 90&amp;#8217;ı ruhsatsız olarak açılmıştır. Osmanlıyı yıkmakla görevli bu misyoner okulları 7 Safer 1284/16 Haziran 1867 tarihinde kabul edilen&lt;B&gt; &amp;#8220;Teba&amp;#8217;a-i Ecnebiyyenin Emlâke Mutasarrıf olmaları Hakkında kanun&amp;#8221;&lt;/B&gt; ile açılmaya başlamıştır. Bu kanun ile ilgili olarak Ömer Lütfi Barkan: &lt;B&gt;&amp;#8220;Ecnebi devletlerin, Türkiye&amp;#8217;yi tam bir müstemleke haline sokmak için yaptıkları müdahale ve tazyiklere ve bu husustaki sinsi ve ısrarlı hulül politikasına karşı devletin nasıl ümitsizce mücadele ettiğini&amp;#8221; &lt;/B&gt;eserinde ifade etmektedir. Yahya Akyüz&amp;#8217;ün&lt;B&gt; &amp;#8220;Cevdet Paşa&amp;#8217;nın Özel Öğretim ve Tanzimat Eğitimine İlişkin bir Layihası&amp;#8221;&lt;/B&gt;nın 88. sayfasında: Cevdet Paşa&amp;#8217;ya göre &lt;B&gt;&amp;#8220;Frenkler bir şeye azıcık tırnak iliştirirlerse uğraşa uğraşa bir rahle açmak konusunda oldukça beceriklidirler.&amp;#8221; &lt;/B&gt;Cevdet Paşa&amp;#8217;nın bu fikrinin isabetsiz olmadığı bu tarihten sonra ecnebi papazların birçok göreve fazla miktarda arazi satın alarak kilise ve okul vücuda getirmelerinden anlaşılmıştır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Eserin yazarı Dr. Şamil Mutlu son kapak sayfasında şu özet ile görüşünü açıklamaktadır: &lt;BR&gt;&lt;B&gt;&amp;#8220;Osmanlı Devleti&amp;#8217;nde Misyoner Okulları adlı bu çalışma, 19. asrın ilk çeyreğinde Osmanlı Devleti sınırları içinde başlayan modern misyoner hareketlerini ve Müslüman olmayan halkın.. ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/osmanlidaki-misyoner-okullari_4508666.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 03 Nov 2007 00:13:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Osmanlıda Aile Huzuru</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/osmanlida-aile-huzuru_4508657.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/osmanlida-aile-huzuru_4508657.html</guid> 
            <description>Son yıllarda ısrarlı bir şekilde aile dinamitlenmekte. Aileyi yıkmak, parçalamak için ne gerekiyorsa yapılmakta. Aslında aile ile uğraşmak, evi otele çevirmek, bindiği dalı kesmek, toplumun huzurunu bombalamak demektir. Kadının da &amp;#8220;eşitlik&amp;#8221; adı altında, &amp;#8220;Eşitsizliğe&amp;#8221; sürüklenmesidir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir milletin aile yapısı sağlam ise, devlet yapısı da sağlam ve uzun ömürlü olur. Bunun en güzel örneği Osmanlı toplumudur. Zaman zaman devlet bünyesinde görülen çatlaklar, isyanlar aile sayesinde toplumun geneline sıçramamış ve bu millet en zor dönemlerde bile içinde bulunduğu halden sağlam aile yapısı sayesinde rahatça silkinip ayakları üstünde durmasını bilmiştir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Osmanlıda aile sağlamlığını temin eden başlıca amil, dinimizin bildirdiği şekilde erkek ve kadının yaratılış gayelerine uygun olarak toplumda yerini almış olmasıdır. Erkek, rızkı temin için dış hizmette; hanım ise, aile yuvasını ve nesli muhafazada içerde vazife görmüştür. Bu güzel iş bölümünün bir semeresi olarak da toplumun huzur kaynağı olan: &amp;#8220;Büyüklere hürmet ve itaat, küçüklere şefkat ve muhabbet&amp;#8221; prensibi teşekkül etmiştir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Osmanlıda, bir ailede; evin reisi sıfatıyla babanın, onun yardımcısı sıfatıyla ananın ve onların gözlerinin nuru olarak da evlatlarının vazifeleri ayrı ayrı ve en mükemmel surette belirlenmiştir. Özellikle çocuklar, ana-babalarına karşı hürmet, itaat ve gerekli hizmetle mükelleftir. Eğer ayrı yerlerde ya da muhtelif şehirlerde yaşıyorlarsa, küçükler için &amp;#8220;sıla&amp;#8221;, yani ana-babanın olduğu yere gidip onları ziyaret etmeleri ve onların gönüllerini almaları mecburiyeti vardır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İşte bundan dolayı Osmanlı ailesi huzurluydu. Maddi sıkıntılar, geçim darlığı bu huzuru bozamıyordu. Geniş, büyük aile yapısı sevgi ve hürmeti artırıyordu. Osmanlının bu huzurlu aile yapısı yabancı seyyahların da dikkatini çekmiştir: &lt;BR&gt;&lt;B&gt;&lt;BR&gt;Dr. A. Brayer: &lt;BR&gt;&amp;#8220;Osmanlı&amp;#8217;da çocuklar, yetişip olgunluk yaş.. ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/osmanlida-aile-huzuru_4508657.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 03 Nov 2007 00:07:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yüzük Takmak</title>
            <link>http://islam3.blogcu.com/yuzuk-takmak_4508619.html</link>
            <guid>http://islam3.blogcu.com/yuzuk-takmak_4508619.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sual:&lt;/STRONG&gt; Yüzük takmak hususunda dinimizin hükmü nedir?&lt;BR&gt;&lt;B&gt;CEVAP&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;Erkeklerin altın yüzük takmaları, dört mezhepte de caiz değildir. Altın ile gümüşü süs olarak takmak yalnız kadınlara helaldir. Fakat, bunları mahrem olmayan erkeklere göstermeleri haramdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Altın ve gümüşü süs olarak takmak erkeklere haramdır. Taş, tunç, pirinç, platin, bakır ve diğer madenlerden ziynet olarak yüzük takmaları, kadınlara da haramdır. Altın yaldızlı gümüş yüzük ve gümüş kaplı altın yüzük takmak da caizdir. Yüzük takmamak daha iyidir. Bayramlarda herkesin yüzük takması müstehaptır. Gösteriş için, öğünmek için takmak ise haramdır. &lt;B&gt;(Redd-ül Muhtar)&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Resulullah efendimiz gümüş yüzük kullanır ve yüzüğünü sağ eline takardı. Sol eline de taktığı görülmüştür. Sağ ele de, sol ele de takmak caizdir. Küçük parmağa veya yanındaki parmağa takılır. Üzerinde yazı bulunan yüzüğü, helaya girerken, sol elden sağ ele geçirmek iyi olur. Numan bin Beşirin parmağındaki altın yüzüğü gören Resulullah efendimiz, &lt;B&gt;(Cennete girmeden önce, niçin cennet ziynetini kullandın?)&lt;/B&gt; buyurdu. Demir yüzük kullanmaya başladı. Bunu görünce, &lt;B&gt;(Niçin Cehennem eşyası taşıyorsun?)&lt;/B&gt; buyurdu. Bunu da çıkardı. Bronz yüzük taktı. Bunu görünce, &lt;B&gt;(Niçin sende put kokusu duyuyorum?)&lt;/B&gt; buyurdu. Nasıl yüzük kullanayım, ya Resulallah dedi. &lt;B&gt;(Gümüş yüzük takabilirsin. Ağırlığı da bir miskali &lt;/B&gt;[4.8 gramı]&lt;B&gt; geçmesin ve sağ eline tak!)&lt;/B&gt; buyurdu. &lt;B&gt;(Mevahib-i ledünniyye)&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sual: &lt;/B&gt;Yüzük hangi elin hangi parmağına takılır? Her madenden caiz midir? İki tane de takılabilir mi? Kadın erkek fark eder mi?&lt;BR&gt;&lt;B&gt;CEVAP&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;Sağ ele de, sol ele de yüzük takmak caizdir. Küçük parmağa veya yanındaki parmağa takılır. Uygun olanı budur. Diğer parmaklara da takılsa günah olmaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Erkekler sadece gümüş yüzük takabilir. Ağırlığı da 4.8 gramdan fazla olmamalıdır. İki yüzük takılırsa bu ağırlığı geçmemelidir. Kadınlar ise, altın ve gümüşten başka yüzük takama.. ( &lt;a href=&quot;http://islam3.blogcu.com/yuzuk-takmak_4508619.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 02 Nov 2007 23:36:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://islam3.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>